Boşanma davalarında veya dava açılmadan önce boşanma sürecinde haklarınızı korumanız oldukça önemlidir. Anlaşmalı veya çekişmeli boşanma davalarında haklarınızı bilmeniz sayesinde neleri ne kadar talep edeceğiniz konusunda etkili bir süreç ilerletilecektir. Özellikle çekişmeli boşanma davası açıldıktan sonra kurallar çerçevesinde kendinizi savunmanız, delillerinizi bildirerek mahkemeyi doğru araştırmalara yönlendirmeniz, araştırmaların nasıl yapılacağını bilmeniz önem arz etmektedir. Anlaşmalı boşanma süreci için de haklarınızı bilmeniz durumunda karşı tarafa neleri bırakacağınız, neler üzerinde ne kadar hakkınız olduğunu bilmeniz haklarınızı koruyan bir protokol yapmanızı sağlayacaktır. Açıklamış olduğumuz sebeplerle aşağıda detaylandıracağımız boşanma sürecinde haklarınızı korumanın 5 güncel yolunu iyi bir şekilde bilmenizi tavsiye ederiz.
1-) Doğru Avukatı Seçmek
Hukuk çok geniş yelpazesi olan bir alan olduğundan Avukatların her alanda uzman olmasını beklemek mümkün değildir. Bu nedenle aile hukuku ve boşanma davaları üzerine uzmanlaşmış, bu alanda aktif hizmet vermekte olan bir Avukat tercihi sizin için haklarınızın en iyi korunacağı bir süreç olacaktır. Gerek anlaşmalı boşanma gerekse çekişmeli boşanma davalarında bir çok konu ele alındığından ve ileride doğacak sonuçları ve hakları bilmek çok önemli olduğundan bu süreci profesyonel takip edecek ve sizi doğru yönlendirecek bir Avukat ile süreci takip etmeniz gerekmektedir. Avukatsız bir süreç takibi boşanma davaları için neredeyse imkânsız ve telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açabilecektir.
Avukatın alanında uzman olmasının yanında diyaloğa ve iletişime açık olup olmadığına, sorularınızda sizi en ince ayrıntısına kadar aydınlatıp aydınlatmadığına da dikkat etmeniz gerekmektedir. Zira özellikle çekişmeli boşanma davalarının 1-4 yıl aralığında uzun sürüyor olması nedeniyle Avukatın ulaşılabilir ve iletişime açık olması sizin için oldukça önemlidir.
2-) Ortak Çocuğun Velayeti İçin Yapılacaklar
Boşanma davalarında en çok uyuşmazlığın yaşandığı ve genelde tarafların anlaşmaya varamadığı husus ortak çocuğun velayetidir. Velayet hususunda mahkeme çekişmeli yargılamalarda uzman aracılığı ile hem tarafların hem de çocuğun durumu hakkında sosyal inceleme raporu almaktadır. Bu rapor mahkemenin velayet kararındaki yapı taşıdır. Bu nedenle, sosyal inceleme raporunun lehinize gelmesi için, çocuğun üstün yararı doğrultusunda sizin yanınızda kalmasının gelişimi için en iyisi olduğuna uzmanı ikna etmeniz gerekmektedir.
Uzmanın sizin lehinize bir rapor sunması için çocuğunuzla olan iyi ilişkilerin yanında, onunla yapmış olduğunuz etkinlikler gösterilmeli, gelişimi için gösterdiğiniz çabalar anlatılmalı ve varsa deliller sunulmalıdır. Varsa çocuğa bakacağınız süreçte size kimlerin yardımcı olacağı ve ikamet yerlerine ilişkin bilgiler belirtilmelidir. Bunların yanında evde yapılacak inceleme için ev koşulları çocuğun kendisine özgü bir alanı olacak şekilde dizayn edilmelidir. Çocuğa karşı maddi – manevi her şeyi yapmaya hazır olunduğu ve maddi olarak tüm imkanların seferber edileceği samimiyetle dile getirilmeli ve gösterilmelidir.
3-) Nafakayı Maksimize – Minimize Etmenin Yolları
Boşanma davalarında yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve tedbir nafakası bulunmaktadır. Tedbir nafakası dava devam ederken dava kesinleşinceye kadar ödenmesine hükmedilen bir tedbir kararıdır. Davanın son bulması ile bitecektir. Yoksulluk nafakası bir eşin diğer eşe boşanma neticesinde uğrayacağı zararlar nedeniyle ödemesine hükmedilen nafaka türüdür. Ölene kadar veya nafaka alıcısı eş evlenene kadar devam etmektedir. İştirak nafakası, velayeti verilmeyen tarafın çocuğun bakım ve giderleri için katlanması gereken maddi yardımdır. Çocuk 18 yaşına gelene kadar devam eder. 18 yaşından sonra çocuğun talep etmesi ve eğitim hayatının devam etmesi durumunda üniversite eğitim hayatının sonu veya 24-25 li yaşlara kadar yardım nafakası adı altında devam edebilecektir.
Belirtmiş olduğumuz tüm bu nafakalar, tarafların gelirleri, kusur durumları ve ihtiyaçlar doğrultusunda şekillenecektir. Nafaka talep eden taraftaysanız, miktarın olabildiğince yüksek çıkması için ispatlı bir şekilde mahkemeye giderlerinizi tamamen sunmalı ve giderlerinizin fazlalığını mahkemeye göstermelisiniz. Bunun yanında müşterek çocuk için verilecek nafakanın miktarının fazlalığı için çocuğun giderlerinin oldukça fazla olduğu delillerle ispatlanarak gösterilmelidir.
Eğer ki nafakayı verecek tarafsanız, geliriniz doğrultusunda harcama yaptığınız yerleri, geçim için harcamalarınızı, kira, yemek, giyecek gibi temel ihtiyaçlarınıza harcanan toplam rakamları delillerle sunmanız gerekmektedir. Ayrıca nafaka talep eden tarafın gelirlerini, ek gelirlerini ispat etmeniz halinde aleyhinize hükmedilecek nafaka miktarının oldukça düşük kalmasını sağlayabilirsiniz.
4-) Müşterek Malların Paylaşımında Dikkat Edilecekler
Evlilik birliği içerisinde edinilen mallar kural gereği kimin üzerine kayıtlı olduğu önem arz etmeksizin ortak maldır. Bu kuralın istisnaları vardır. Mal edinilirken aileden gelen bağışlamalar veya miras paraları ortak mal olarak değerlendirilemeyecektir. Böyle bir durumun varlığı halinde aileden gelen bağışlamanın veya miras paralarının delillerle ispat edilerek paylaşıma tabi olmamasını sağlayabilirsiniz.
1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren edinilmiş mallara katılma rejimi kuralları öncesi evlilik birliğinde dahi olsa edinilen mallar kimin üzerine ise onun şahsi malı olacaktır. Bu durum kimi zaman gözden kaçabilmektedir. Bu nedenle, 1 Ocak 2002 öncesi edinilen mal olması halinde edinilme tarihi de belirtilerek mahkemeden bu malın kişisel mal olarak değerlendirilmesi sağlanabilecektir. Ayrıca anlaşmalı boşanma sürecinde yapılacak müzakereler öncesi bu bilgiler ışığında mal rejimi konusunda haklarınızı bilerek buna göre bir görüşme gerçekleştirebilirsiniz.
5-) Maddi – Manevi Tazminat Alabilmenin Yolları
Çekişmeli bir boşanma davasında, Aile hakimi boşanmaya giden yolda kimin daha kusurlu olduğunu araştıracaktır. Bu araştırma neticesinde daha kusurlu çıkan taraf aleyhine gelir durumları ve kusur durumları göz önüne alınarak tazminata hükmedilecektir. Yani aleyhine tazminata hükmedilecek tarafın gelirinin iyi olması durumunda tazminat miktarı da artacaktır. Veya kusurunun fazla olması, aldatması, fiziksel şiddet uygulaması gibi durumlarda da tazminat miktarı artacaktır. Bu nedenle tazminat talep edenin hem gelir durumu hem kusur durumu ile ilgili hususları detaylandırarak mahkemede ispat etmesi gerekmektedir. Bu sayede en üst seviyeden tazminat alabilirsiniz. Anlaşmalı boşanma sürecinde de karşı tarafın boşanmaya giden yolda daha kusurlu olduğunu düşünüyorsanız müzakerelerde tazminat talebinde bulunmanız yararınıza olacaktır.
Tüm bu açıklamalarımız boşanma süreci boyunca sizlere yardımcı olacağından, önemle takip etmenizi tavsiye ederiz.
Ayrıca Boşanma Davası Dilekçesi Örneği başlıklı yazımızı okumanız size katkı sunacaktır.